Prof. Dr. Babür Dora
Hafta içi - 08:30 ~ 17:00:Akdeniz Üniverstesi Tıp Fakültesi
Hafta içi - 17:00 ~ 20:00
Cumartesi - 14:00 ~ 17:00
:Muayenehane
Yüksel İş Merkezi, Atatürk Bulvarı
No:111/6, Kat 3, Arapsuyu Mah.
Konyaaltı/ANTALYA

Hasta muayene saatleri:
Hafta içi : 17:00 ~ 20:00
Cumartesi : 14:00 ~ 17:00


Randevu için :
0-242-2297575’i arayınız.



NÖROLOJİ NEDİR ?


Nöroloji beynimiz ve buna bağlı tüm sinir sistemimizin hastalıkları ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Kalbimiz, midemiz, ciğerlerimiz ya da böbreklerimiz nasıl rahatsızlanabiliyorsa beynimiz ve sinirlerimiz de rahatsızlanabilir. Kalbimiz rahatsızlandığında göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı; midemiz rahatsızlandığında mide ekşimesi, gaz, ishal, kabızlık gibi şikayetlerle kendini belli eder. Beyin ve sinirlerimiz de rahatsızlandığında başağrısı, başdönmesi, kuvvetsizlik, uyuşma, hissizlik, görme kaybı, dengesizlik, konuşamama, titreme, istemsiz hareketler, unutkanlık, bayılma ve daha birçok değişik belirti ortaya çıkar. Nörolog bunlara neden olan yüzlerce hastalığın ayırımını yapıp derdinize çözüm bulmaya çalışır.


Nöroloji bölümlerinde hangi hastalıklara bakılır?


Nöroloji başağrısı, başdönmesi, inme, felçler, epilepsi ve bayılmalar, bunama, parkinson hastalığı ve diğer hareket bozuklukları, sinir ve kas hastalıkları, uyku bozuklukları, multipl skleroz, dengesizlik gibi hastalık ve rahatsızlıklarla ilgilenir.


Nöroloji, Nöroşirurji (Beyin cerrahisi) ve Psikiyatrinin ne farkı var?


Nöroşirurjien yani beyin cerrahı beynin ameliyat gerektiren hastalıkları ile ilgilenen doktordur. Beyin tümörleri, beyin damarlarındaki baloncuklar (anevrizma) veya tıbbi tedavi ile düzelmeyen bel ve boyun fıtıkları beyin cerrahisinin alanına girer. Genellikle hastalar bir nörolog tarafından görüldükten sonra beyin cerrahına yönlendirilirler.


Psikiatri “ruh hastalıkları”na bakan tıp dalıdır. Yani “doktor bey sinirlerim çok bozuk” dediğinizde gideceğiniz kişi bir nörolog değil psikiatristtir.


Sinir sistemimiz nelerden oluşur?


Sinir sistemi vücudun tüm organlarının çalışmasını kontrol eden bir bilgisayar (beynimiz) ve buna bağlı elektrik şebekesine (sinir tellerimiz) benzetilebilir. Sinir sistemimiz birkaç bölümden oluşur. Beyin, ikincil merkezler (beyincik, beyin çekirdekleri (bazal gangliyonlar ve talamus), beyinsapı merkezleri), omurilik ve periferik sinirler.


  1. Beyin
    Beynimiz vücudumuzun her hareketini, her işlevini kontrol eden çok karmaşık bir bilgisayardır. Her attığınız adım, her aldığınız nefes, her hissettiğiniz duygu, gördüğünüz rüyalar beynin kontrolü altındadır. Beynimiz vücudumuzun ağırlığının ancak 1/50’sini oluşturur ancak kalbin pompaladığı kanın 1/5’i beyne gider. Bundan beynin ne kadar çok kana ihtiyacı olduğu anlaşılabilir. Çok yaygın olarak inanılan bir yanlış “insan beyninin ancak %10’unu kullanır”dır. Bu kesinlikle doğru değildir ve işin doğrusu beynimizin %100’ünü kullanıyoruz. Beynin her kısmının vazgeçilmez bir işlevi vardır ve o kısım hasar gördüğünde o işlev de bozulur. Beynimiz olmadan yaşayabiliriz ancak bu yaşam bir ottan farklı olmaz. Beyin ölümü gerçekleşen bir insanın kalbi çarpar, nefes alır, idrarını yapabilir, bazı refleks hareketler yapabilir ancak konuşamaz, düşünemez, tanıyamaz, yemek yiyemez, istemli olarak hareket edemez. Bu nedenle beyin ölümü tıbben ve kanunen ölüm ile eşdeğer kabul edilmektedir.

  2. İkincil merkezler
    İkincil merkezler beynin hemen arkasında bulunan beyincik, beynin derinliklerinde bulunan beyin çekirdekleri (Bazal gangliyonlar ve talamus) ve beyinsapında bulunan bazı çekirdeklerden oluşur. Beyin çok meşgul bir organ olduğu için bazen daha önceden planını programını yaptığı bazı otomatik işlevlerin uygulanması işini bazı alt merkezlere devreder ve ancak bir sorun olduğunda bunlara müdahil olur. Örneğin yürürken beynimiz “yürüme hareketini” otomatiğe alır ve bunu beyin çekirdekleri halleder ancak beyin o sırada etrafta olan bitenlere, nereye gidileceğine, etrafta engel olup olmadığına konsantre olur veya bazen de kafanın içerisinde dolaşan başka düşüncelerle uğraşır. İkincil merkezler birçok işlevin planlanmasında da beyne yardımcı olurlar ve özellikle hareketlerin planlanmasında önemli görev üstlenirler. Beyin sapındaki çekirdekler kalp ritmi ve solunumun düzenlenmesi, yutkunma, çiğneme, uyku ritminin ve bazı refleks hareketlerin düzenlenmesinden sorumludur. Bunlar beyin kontrolü olmadan da çalışabilir.

  3. Omurilik
    Omurilik beynimizden gelen uyarıların sinirlere taşınmasına yardımcı olan bir “otoyol” gibidir. Beyinden gelen hemen hemen tüm emirler ve beyne vücuttan giden neredeyse tüm uyarılar omurilikte bulunan sinir liflerinde taşınır. Omurilikten ayrılan sinir lifleri birleşerek periferik sinirleri oluşturur. Omurilik çok hassas bir organ olduğu için omurların içerisindeki bir kemik kanalda korunmaya alınmıştır.

  4. Periferik sinirler
    Periferik sinirleri elektrik kablolarına benzetebiliriz. Bu kablonun içerisinde beyinden kaslara emir taşıyan “motor sinir lifleri”, cildimizden beynimize dokunma, ağrı, sıcak, soğuk gibi duyuları taşıyan “duyu lifleri” ve iç organlarımıza emirler götüren “otonom sinir lifleri” beraberce seyrederler. Bu kablonun iletimi daha iyi olsun diye etrafı “miyelin” adı verilen yağlı bir tabaka ile örtülmüştür. Sinirler vücudumuzda her aklınıza gelen bölgede bulunurlar ve herşeyin kontrolü bunlar üzerinden yürütülür. Bir sinir kesildiğinde o sinirle ilgili bölgede felç gelişir, hissizlik olur veya o sinirle ilgili başka işlevler varsa durur.